Skip to main content

Posts

Showing posts from October, 2025

Sipping The World-Mannheim (English)

Eichbachum Brewery When you ask, “What should I do in Mannheim?”, most people will tell you the same thing: “Hop on a train and go to Heidelberg.” But there’s another option — a closer one. Take a local train just a few stops, and you’ll find yourself at the home of one of the region’s most common beers: Eichbachum. That’s where the brewery and its bar are. Founded back in 1679, this brewery survived the great war that hit the region, was rebuilt in the early 18th century, and took on its modern form with the wave of industrialization in the 19th. Despite all that change, Eichbachum still keeps its traditional spirit alive. The air is thick with the smell of malt rising from the storage halls, mixed with the aromas of different blends and beer types. Eichbachum is popular in both Mannheim and Heidelberg, and you can easily find their Rotbier, Helles, Winterbock, and Weissen in local bars and shops. But if you’re here, the best way to try them all is with what we still don’t have a prop...

Sipping The World-Mannheim (Türkçe)

Eichbachum Birahanesi      “Mannheim’da ne yapmalıyım?” diye sorduğunuzda, çoğu ağızdan aynı cevabı duyarsınız: “Trene atla, Heidelberg’e git. Ama bir ihtimal daha var. O da yerel bir trene binip, birkaç durak ilerleyerek bölgenin en çok rastlanılan biralarından biri olan Eichbachum’un üretim merkezine, yani biraevine gitmek! 1679 yılında temelleri atılan bu biraevi, bölgedeki büyük savaşı atlatıp 18. yüzyılın başlarında yeniden kurulmuş. 19. yüzyılın başlarında sanayileşmenin etkisiyle bugünkü hâline kavuşan Eichbachum, hâlâ geleneksel üretim ruhunu koruyor. Depolardan yükselen malt kokusu, farklı harmanlar ve bira türlerinin aromalarıyla karışıyor. Eichbachum birası hem Mannheim’da hem de Heidelberg’de oldukça rağbet görüyor. Rotbier, Helles, Winternbock ve Weissen gibi çeşitleriyle hem marketlerde hem de barlarda sıkça karşınıza çıkabilir. Buradaysanız, hepsini bir arada denemenin en güzel yolu: henüz Türkçesini bulamadığımız o meşhur “Beer Flight”. 125 mililitre civar...

Sipping The World: Heidelberg (Türkçe)

Heidelberg Nasıl Gogol’un cenazesinde Dostoyevski, “Hepimiz Gogol’un Paltosundan çıktık” diyorsa, bu kitabın da tamamı Heidelberg Fass’ın içinden çıkmış gibidir. İyice olgunlaştırılmış, belediye işlerinin arasında gidip gelmiş ve sonunda önünüze düşmüştür. Kaleye girdiğimde bir soytarı anlattı bana hikâyesini. 18. yüzyılda, Charles Theodore hanedanı döneminde yapılan bu devasa fıçı, söylenene göre tüm Heidelberg halkına — bendeniz dahil — birer şişe şarap ikram edecek kadar büyükmüş. Yolculuğum burada başlayacaksa, ve altı ay kadar sürecekse büyük başlamalıydı. Bir ustanın tavsiyesine ihtiyacım vardı. Ben biliyorum ki geçmek istediğim yollardan hep daha önce gidenler olmuş, Ernest’s Hemingway’in 1950 yılında uğradığı, Tyrol şaraplarını şerefe kaldırdığı bir otelin, Deutsches Kaiser, yeni ismi ile Hemingway’e oturdum ve aynısını istedim. Oldukça basit bir pub olan Hemingway Bar’da maalesef istediğimi bulamadım, canım o umami tadıyla bir Bloody Mary istiyordu, Hemingway olsa buna bayılır...